Şirketler Hukuku, Birleşme ve Devralmalar

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonların Türk Hukukundaki Yeri

DAO'lar adi ortaklıklara ve halka açık şirketlere benzemekle birlikte açık bir düzenleme olmadıkça Türk hukukunda bunlardan birine girmemektedir.

DB & Partners20 Haziran 20222 dk okuma

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin Blokzincir Sözlüğü, merkeziyetsiz otonom organizasyonları ("DAO") "blokzincir protokolleri veya akıllı sözleşmeler ile tanımlanan kuralların katılımcıların kararlarına yön verdiği ve otomatik bir yönetim mutabakatının sağlandığı, kararların tüm ağ katılımcıları tarafından ortaklaşa alındığı otonom organizasyon yapıları ve yönetim süreçleri" olarak tanımlamaktadır.

DAO katılımcıları, halka açık bir şirketteki yatırımcılara benzetilebilir. Bu benzetmede katılımcıların elinde bulunan tokenlar pay senedi işlevi görmektedir. Her yönetişim tokenı sahibine bir oy hakkı ve dolayısıyla DAO'nun yönetimine katılma imkânı vermektedir. Akıllı sözleşmelere yerleştirilen eylem veya işlemler, katılımcıların çoğunluğunun mutabakatına varılmasının ardından otomatik olarak gerçekleştirilmektedir. DAO'ların yönetiminde yer alan bir şirket organı bulunmamakta olup her karar katılımcılar arasında yapılan oylama ile alınmaktadır.

DAO'ların işleyişi oldukça açık olmakla birlikte, bu konuda bir mevzuat bulunmadığından DAO'ların hukuk sistemindeki yeri sorusu cevapsız kalmaktadır.

Kıyas yoluyla DAO'lar adi ortaklıklarla ilişkilendirilebilir. Türk hukukunda adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca ulaşmak için birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Benzer şekilde DAO katılımcılarının tamamı da DAO'nun faaliyetleri aracılığıyla ortak bir hedefe ulaşma amacını paylaşmaktadır. Türk Borçlar Kanunu, adi ortaklıkta ortaklığa ait tüm kazançların ortaklar arasında paylaşılacağını öngörmektedir. DAO'lar ise varsa kazançlarını, katılımcıların menfaatine zorunlu olarak veya doğrudan hizmet etmeyen bağış gibi başka bir kolektif amaç için otomatik olarak kullanabilmektedir. İki kurum arasındaki bir diğer benzerlik, adi ortaklıkların da DAO'ların da tüzel kişiliğe sahip olmamasıdır.

Ancak daha geniş bir açıdan bakıldığında DAO'lar adi ortaklıklara kıyasla çok daha risklidir. Dikkate alınması gereken hususlardan biri, DAO'ların kötü niyetli katılımcıların saldırısına uğrama riskinin yüksek olmasıdır. Kötü niyetli katılımcıların sayısı mutabakat eşiğini aşacak düzeye ulaşırsa bu kişiler sistemi istismar edebilir. Bununla birlikte saldırının ardından diğer tüm katılımcıların sistemden ayrılması hâlinde DAO kötü niyetli kullanıcılara da fayda sağlamaz hâle gelebileceğinden böyle bir eylem akılcı olmayabilir. Diğer bir ihtimal olarak DAO'ya yerleştirilen akıllı sözleşmenin kodunda hatalar bulunabilir. Nitekim 2016 yılında yaşanan ve 50 milyon ABD Dolarından fazla tutarın çalınmasıyla sonuçlanan meşhur "The DAO saldırısı" bu duruma örnektir. DAO'ların ticari şirketlere benzer kabul edilebileceği de düşünülebilir.

Ancak şu an için DAO'lar, (i) tüzel kişiliğe sahip olmadıkları ve (ii) yukarıda belirtildiği üzere halka açık şirketlere benzeseler de halka açık şirketlerin tabi olduğu sıkı denetime tabi bulunmadıkları için Türk Ticaret Kanunu anlamında ticari şirket olarak kabul edilememektedir.

Sonuç olarak DAO'lar adi ortaklıklara benzemekle birlikte, açıkça düzenlenmedikçe bu benzerliklerin Türk yargısının DAO'ları adi ortaklık olarak kabul etmesi için yeterli olmayacağı kanaatindeyiz. DAO'ların teorik olarak benzer düşünen kişileri ortak bir amaç doğrultusunda bir araya getirme konusunda büyük bir potansiyele sahip olması nedeniyle hukuk sistemine açıkça dâhil edilmelerinin faydalı olacağını da düşünmekteyiz. Kodun hata içermemesi şartıyla DAO'lar güvene dayanmayan kitlesel fonlama veya hayır amaçlı faaliyetler için rahatlıkla kullanılabilir. Örneğin bir DAO, katılımcılar tarafından önceden belirlenen tutar toplanır toplanmaz belirli bir miktar parayı bağışlamak amacıyla kurulabilir. Hedeflenen tutarın toplanmasının ardından toplanan para veya tokenlar otomatik olarak ilgili hayır kurumunun hesabına aktarılacaktır.

Herkesin internet bağlantısıyla kolayca bağış toplama sürecine katılabilmesi nedeniyle DAO'ların kitlesel fonlamada sağladığı kolaylık tartışılmazdır. Ancak DAO'lar çok iyi düzenlenmedikçe akıllı sözleşmelerinin hatalı olması veya saldırıya uğraması ihtimalinin ortadan kaldırılması neredeyse imkânsızdır.

Tüm makaleler

İletişim

Sizin durumunuzu konuşalım.

Görüşme talebinizi iletin. Konunun niteliğine göre ofisimizde ya da çevrim içi bir görüşme planlanmaktadır.

Görüşme Talep Edin